
Memleketteki her Organize Sanayi Sitesinin termodinamiğin kanunları kadar şaşmaz prensibi: Yüksekçe bir binanın tepesine çıkıp 360 derece döndüğünüzde bir kilometre mesafede en az 15 cami olduğu görülmelidir. Bu esnada elbette 4 tanesi de yapım aşamasındadır.
Ortalıkta başı boş bırakılmış hurda arabalar, genelde jantlar üzerine çöküvermiştir. Yerler talaşla doludur, cadde arası hız manyakları için faidesiz hız tümsekleri ve bazı bazı sadece akstan ibaret, camsız kaportasız bir arabada yüz göz yağ içinde bir tamirci çırağı sırıta sırıta önünüzden geçer. Üç beş manyak mutlaka ruh hastası kırma köpekler besler. Yağ birikintileri eğimle aşağı caddelere doğru akarken bu köpeklere teğet geçme hatasında bulunursanız rampaları tümseklerden seke seke saniyeler içinde inersiniz.
Bu ortamda her dükkana girdiğinde en az beşlik koparan baş örtülü kadına şaşırmanız icabeder. Keza cumayı ve bayram namazını hiçbir surette kaçırmayan bu tipler genelde iş sadakaya geldiğinde cimridir. Ve işte tesettür teyze Ford bayinden de bir onlukla ayrılıyor.
İşin aslı şudur ki, geçmişte bu deli teyze sanayiye ilk dadandığında (ki her nedense genellikle distribütöre dadanır, tamirciye değil) pazarlamanın güzel bir örneğini sergilemiştir.
Hacdan gelen uzak akrabalarıyla çay içmekte olan bir hacı dedenin tükanına dalmış, sadaka istemiş, Allah versin yanıtıyla karşılaşınca eteğini kaldırıvermiştir. Hacı dede tesettür teyzenin buruşuk ve traşsız kukusuna bakarken boyut değiştirmiş ve ikametgahı yerin dibine aldırmıştır. Misafirler takkeleri göze indirirken atak olan bir tanesi cüzdanı açıp tesettür teyzenin eline 1 ytl bırakıvermiştir. Ancak zorlaşan hayat şartları yüzünden 1 ytl'yi yeterli bulmayan teyze bu defa bluzü fora etmiş ve etek altına sarkan göğüs uçlarını halka arzetmiştir. Göğüsler anca 5 kağıdı alınca kapanmıştır.
O gün bu gün Sanayide tesettür teyzenin eli boş çıktığı dükkan kalmamıştır. Ancak tesettür teyze elbette ki tamircilerin loş tükanlarına dadanacak kadar "deli" değildir.
Bu hikayede sarkık memeler için görülmez canavarlar denebilir. İkinci hikayede görünmez canavarlar toz akarları, mite'lerdir.
İşte çakal kapıdan içeri giriyor ve "dün akşam gene süpürge patlattım lan duydunuz mu?" diye soruyor. Akabinde ofisi boydan boya katederek koltuğuna yayılıp ayaklarını masanın üstüne atarak o günkü potansiyel müşterileri arıyor.
Çakal dün de aynı şekilde ayakları masaya yaymış ve gün düzenleyen teyzelere elinde süpürgesi ve senetleriyle misafir olmuştu. Hediye babında taşıdığı sıcak poğaçaları ikram ettikten sonra evde kullanılan süpürgeyi istemiş, misafirler huzurunda çaktırmadan toz torbasını ters takarak patlatmış ve ortalık toz duman olmuştu.
Bu esnada VCD player'a takılan CD yukarıda resmini gördüğünüz normalde görünmez canavarlar olan ev akarları ya da Mite'ların derimizi yedikleri iğrençliğin sınırında görüntüler sunmakta ve ev hanımları tiksine öksüre bir hal olmaktadır. 2.000 YTL'den başlayan pazarlık genel olarak 1.500 civarı biter ve Çakal İnfaz pazarlama süpırvayzırı tarafından gece 01.00 gibi evden alınır. Gece uykusundan sonra Çakal ertesi gün yeni bir eve misafirliğe giderek elektrik süpürgesini patlatır. Bu iş temposu İnfaz Pazarlama patronlarının dünya görüşünden hoşlanmayan bir grup eli meşe odunlu ev sakini tarafından şekle sokulana kadar sürer.
İşte memleketimizden Chuck Palahniukvari meslekler ve Sawyer usulü con'larla hayatını sürdüren insan manzaraları.
Sevgili istakozseverler, yediğiniz istakoz dişiyse ve pişirilmeden önceki iki sene içinde bir defa da olsa çiftleştiyse yaladığınız cinsel organın kenarında canlı meniler bulunacağını biliyor muydunuz?
Bilginin tedavisi yoktur.


