
Mutlu sonlarla ilgili en büyük sorun, hangi sonun mutlu olduğunu bilememeniz. Seksenlerde olsaydık mutlu son Meg Ryan'ın Tom Hanks ve oğluyla bir gökdelenin terasında, sonu gelmeyen tesadüfler zinciri vesilesiyle buluşması olurdu. Ne kadar naif! İkibinlerde ise mutlu son beyaz ve mavi haplar, kendini tekrarlayan trance tarzı müzik, birbirine dolanan diller ve 1.60 x 2.00 bir yatakta bolca sıvı alışverişidir. Eskiden bu alışverişe pornografi derdik, şimdilerde adı aşk.
Biz artık Meg Ryan ile Tom Hanks'in o buluşmadan sonra eve gidip mercimeği fırına verdiği gerçeğini gözardı edemeyecek kadar gerçekçiyiz. Biz bir çöp öğütücüsü kadar tüketiciyiz.
Her yıl yeni modeli çıkan, her yeni modeli daha çok tüketen, daha hızlı tüketen, daha acımasızca tüketen bir makina.
Diyorum ki bir gün, genetik mühendisliği zirveye vurduğunda internet üzerinden sağlıklı sperm satın alacağız. Şekil şekil kıçlardan oluşan katalogları inceleyecek ve en çıkık ve dik popoyu seçerek mirasçılarımızın böyle bir kıça sahip olması için para ödeyeceğiz. Eğer ki çocuğumuz kıçını bizden gözlerini güzel kıçlı şaşıdan alırsa, satıcı firmayı dava edeceğiz. Şu bir gerçek ki güzel insanların yaşama hakkının daha fazla olduğu bir dünyada mutlu son aslında gerçekten de hepsini yutmak. Bir şeyi yapıyorsan iyi yapmak, kara kuşak olmak.
Chuck Palahniuk'un Choke'unu, ardından Lullaby'ını okuyunca, insanoğlunun üzerine kireç dökülmesi gereken her türlü hissiyatı üzerine bir kitap yazmaya karar verdim: Duygusal Atıklar
Bu kitapta ben, Moğolistan bozkırlarında esen yelle koşuşan mutlu danaların Mongolian Barbeque'da altında demir kaşıkla tahta bölmelere doluşma hikayelerini anlatmak istedim. Şu bir gerçek ki insanın hayvanları tüketmesi doğada gözlemlediğimiz besin zincirinin beklenebilir bir sonucu. Her yerde büyük balık küçük balığı yer. Balinalar planktonları, timsahlar su içmek için çaresizce timsah kaynayan nehre yaklaşan maymunları, geyikleri yer. Tavuklarınki arka ayakları timsah tarafından kapılmış bir zebradan daha uzun süreli bir ölümdür, doğru. Etrafına doluşan 7-8 timsah tarafından canlı canlı yenen bir zebra tanrının sevgili kulu mudur? Belki.
Ya da belki de asıl problem kendimizi vicdanlı saymamızdır. Shakespeare oyunlarını yeniden canlandırıp, ufak karidesleri canlı canlı kaynar suya atmamızdır. Lamartine okuyup duygulanıp, bir yandan ayaklar altında ezilen üzümlerle yapılan şaraplardan tatmamızdır. Hastalanan kedimizi veterinere götürüp iltihaptan kör olan gözüne ağlayıp, evde arka bacaklarının arasından sarkan taşakları kör bıçakla kesildiği için saatlerce can çekişerek ölen bir dananın parçalarını pilavın üstüne serpmemizdir. Helikopter böceklerinden esinlenip helikopterler, kuşlardan esinlenip uçaklar yapıyoruz. Bunlar bizi sadece hayvanlar dünyasının en zekileri yapıyor o kadar. Gaddarlıkta sığ suda bekleyen bir timsahtan önde ya da arkada değiliz. Bir oğlağı canlı canlı yutan dev pitondan zalim değiliz.
Bu kitapta ben, Moğolistan bozkırlarında esen yelle koşuşan mutlu danaların Mongolian Barbeque'da altında demir kaşıkla tahta bölmelere doluşma hikayelerini anlatmak istedim. Şu bir gerçek ki insanın hayvanları tüketmesi doğada gözlemlediğimiz besin zincirinin beklenebilir bir sonucu. Her yerde büyük balık küçük balığı yer. Balinalar planktonları, timsahlar su içmek için çaresizce timsah kaynayan nehre yaklaşan maymunları, geyikleri yer. Tavuklarınki arka ayakları timsah tarafından kapılmış bir zebradan daha uzun süreli bir ölümdür, doğru. Etrafına doluşan 7-8 timsah tarafından canlı canlı yenen bir zebra tanrının sevgili kulu mudur? Belki.
Ya da belki de asıl problem kendimizi vicdanlı saymamızdır. Shakespeare oyunlarını yeniden canlandırıp, ufak karidesleri canlı canlı kaynar suya atmamızdır. Lamartine okuyup duygulanıp, bir yandan ayaklar altında ezilen üzümlerle yapılan şaraplardan tatmamızdır. Hastalanan kedimizi veterinere götürüp iltihaptan kör olan gözüne ağlayıp, evde arka bacaklarının arasından sarkan taşakları kör bıçakla kesildiği için saatlerce can çekişerek ölen bir dananın parçalarını pilavın üstüne serpmemizdir. Helikopter böceklerinden esinlenip helikopterler, kuşlardan esinlenip uçaklar yapıyoruz. Bunlar bizi sadece hayvanlar dünyasının en zekileri yapıyor o kadar. Gaddarlıkta sığ suda bekleyen bir timsahtan önde ya da arkada değiliz. Bir oğlağı canlı canlı yutan dev pitondan zalim değiliz.
Hayvansal ürünler tüketmeyen vejetaryenler... Çöp öğütücülerin arızalı parçaları. Salatalıkların koparıldıktan günler sonra dahi ölmediği, can çekiştiği, hatta kıtırdayarak etraflarıyla iletişim kurmaya çalıştığını biliyor muydunuz? neyse bu vesileyle benden öğrenmiş oldunuz. Bir başka mutlu son.



